• YARIM ALTIN
    868,68
    % -0,08
  • $ DOLAR
    5,6840
    % 0,04
  • € EURO
    6,2786
    % 0,13
  • £ POUND
    7,0992
    % 0,12
  • ¥ YUAN
    0,8033
    % 0,12
  • РУБ RUBLE
    0,0885
    % -0,09
  • BITCOIN
    57672,629
    % -0,81
  • BIST 100
    101.930
    % 0,48

Döviz Kurları

Döviz Kuru

Dolar ve Euro gibi yabancı ülkelerin para birimlerini temsil eden belgelerin hepsine döviz adı verilir. Tıpkı altında olduğu gibi döviz fiyatlarında da arz ve talebe bağlıdır. Ülkelerin döviz kurlarını belirleyen ise o ülkede bulunan döviz miktarına bağlıdır. Örneğin bir ülkede yeteri kadar dolar yoksa ve şirketlerin veya vatandaşının dolar ihtiyacı karşılayamıyorsa o ülkenin cari açığı var demektir. Cari açık olduğu sürece de Dolar fiyatı da Euro fiyatı da yükselmeye devam edecektir. İç piyasadaki döviz ihtiyacı karşılanamadığında döviz değer kazanır, değer kazandıkça da fiyatında artış olur.

Döviz Kuru Nasıl Oluşur?

Kur bir şekilde belirleniyor ve belirlenmeye de, kurun düzeyini etkileyen faktörler nasıl ve daha önemlisi nerede devreye giriyor, önemli olan da aslında bu.

Örneğin Merkez Bankası’nın faizi artırması ile bu sayede kurun yatay seyretmesi bekleniyor ama Merkez Bankası faizi sabit tutarsa kur ilk tepkiyi nerede veriyor?

Örneğin Türkiye’nin bir ülkeyle ilişkileri aniden geriliyor, uluslararası alanda ciddi bir sorunlar yaşamaya başlıyoruz, kurdaki ilk tepki nerede kendini gösteriyor peki? Bu çerçevede ABD ile olan durum çok tipik bir örnek işte.

Örneğin büyük bir doğal afet yaşıyoruz, kur nerede ve niye artış gösteriyor?

Örneğin seçim yapılıyor ve sonucunda siyasi ortamı yumuşatacak bir sonuç ortaya çıkıyor, bu durumda döviz kuru kimlerin tercihiyle ya da kimlerin kararıyla birden düşüşe geçiyor, bu kişiler ya da kurumlar ne gibi işlemler yapıyorlar?

Örneğin ekonomide çok derin bir sıkıntı yaşanıyor ve ilgili bakan çıkıyor çok inandırıcı bir açıklama yapıyor, önlemlerini sıralıyor veya açıklaması beklentileri karşılamaktan çok uzak kalıyor, oluşan içeriğe göre tırmanan ya da düşen kur için düğmeye ilk kim ya da kimler basıyor?

İlk tepki tabi ki bankalardan…

Kuru yukarı itecek ya da aşağı çekecek bir gelişme, sorun yaşandığında ilk tepkinin oluştuğu kurumlar doğal olarak bankalar. Bu öylesine gelişen bir olay değil tabii ki. Sonuçta bankalar temel ekonomik faaliyetlerimiz için aracılık eden kurumlardır. Dövize ihtiyaç duyanın da adresi bankalar, elindeki döviz fazlasını satacak olanın adresi de bankalar.

Banka, yapılan bir açıklama veya yaşanan bir gelişme üzerine kurun yükseleceğini ya da düşeceğini görüyorsa buna göre pozisyonunu değiştirecektir. Bu durum anında bankalararasında ki döviz piyasasına yansıyacak ve oradaki kurlar yukarı doğru yükselmeye başlayacaktır. Tek yansıma tabi ki bu piyasaya olmayacak, banka döviz alış ve satış fiyatlarını da yukarı çıkaracaktır. Bundan sonra artık bankaya giden dövizini daha yüksek fiyattan satabilecek, almak isteyen de daha çok ödeme yapmak durumunda kalacaktır.

Ancak belirsizliğin çok belirgin olması ve geleceğin hiçbir şekilde görülememesi durumunda geçtiğimiz günlerde olduğu gibi bankalar alım-satım kurları arasındaki makası çok açacak gibi. Bankalardaki bu hareketlenme çok hızlı piyasaya yayılacaktır. Banka yalnızca bir aracıdır. Kurdaki hareketlenmenin bankalardan başladığına bakarak bu kuruluşları günah keçisi ilan etmenin alemi yok tabi ki de sadece aracılık ediyor.

Döviz borcu olan şirket de ihtiyacı duyduğu dövizi yerine koymak için bankaya gidiyor, dövizin çok çok değer kazanacağını düşünen ve başka yatırım araçlarında aradığını bulamayan vatandaş da bankaya gidiyor, zamanında döviz tevdiat hesabı açtırmış vatandaş da parasını çekmek için bankaya gidiyor. Banka da bu talepleri karşılayabilmek için dövize ihtiyaç duyuyor ve daha fazla dövize sahip olabilmek adına alış fiyatını yukarı çıkarıyor.

Banka aracı olduğu için denge kurmak zorunda. Döviz talebi artacağı için her önüne gelene döviz satmamak için satış fiyatını daha fazla artırıyor.

Merkez Bankası’nın Kuru


Merkez Bankası’nın ilan ettiği kurların piyasa için bir belirleyicilik, hatta önemi yok, tam tersine Merkez’in kurları piyasa da oluşan değerlerin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Merkez Bankası bankalararasında ki döviz piyasasında saat 10.00’dan , 15.00’e kadar her saat başı oluşan kurların toplam altı kez ortalamasını alıyor ve bunu gösterge kur olarak ilan ediyorlar. Bir sonraki işgününde ise uygulanan gösterge kur, kişi ve kurumları bağlayamıyor, gerçek ve tüzel kişiler aralarındaki işlemlerde diledikleri kuru kullanabiliyor.

Dolayısıyla Merkez Bankası’nın kuru tam olarak bir önceki günün ortalamasını gösteriyor. Ama kur, bankalararasında piyasada son kurun alındığı saat olan 15.00’ten sonra da değişiklik gösterebiliyor. Dolayısıyla Merkez’in ilan ettiği kur, gerçek anlamda bir gün önce ki kur olma özelliğini bile taşımayabiliyor.

Döviz Neden Yükselir Neden Düşer?

Döviz kurlarının oldukça hareketli olduğu şu günlerde insanların en çok merak ettiği şeylerden biri döviz fiyatlarının neye göre artıp yükseldiğidir. Yukarda biraz bahsettik aslında.

Para piyasalarındaki kurların yükselip- düşmesi, piyasadaki reel kişilerin taleplerine göre şekillenir aslında. Yani, hangi birimine talep daha çok olursa kur, bu talep doğrultusunda şekillenmeye başlar. Talepler doğrultusunda piyasalardaki paritenin değişmesi ile birlikte bir para birimi değer kazanırken diğer para birimi değerini kaybeder.

Hangi para birimi için talep yükselirse o para biriminin değeri de artmaya başlar. Bir ülkenin iç piyasasında yeteri kadar dövizi yoksa, bundan dolayı dövizin fiyatı artar. Çünkü az miktardaki dövize talep çok olur. Yani, ülke iç piyasasındaki döviz ihtiyacı karşılayamıyorsa bu noktada döviz değer kazanmaya başlar. Dövizin ülkeye girişi üretim, ticaret ve turizmle oluşur. Siyasetin de etkisi vardır.

Döviz kurlarındaki değişimin tek sebebi az önce bahsettiğimiz talep dengesi olamaz tabii ki, işin bir de siyasi boyutu var. Ülkedeki siyasi gerilimler ve sorunlar ülkenin para piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Ülkede yaşanan siyasi gerilimlerin borsayı olumsuz etkilemesi ile birlikte bir sonraki adımda döviz fiyatlarını etkiler. Eksi değerlerden işlem gören borsa, döviz fiyatlarının artmasına sebep olur.

Döviz kurlarındaki değişimi bir örnek ile detaylandıralım daha iyi anlarız. A, B ve C kişilerinin olduğu üç kişilik bir piyasa düşünelim ve bu piyasada 1 Dolar’ın 3 TL olduğunu varsayalım. 500 Dolar’ı olan A, bununla Türk Lirası almak istiyor. Buna göre A elindeki parayla 1500 TL alabilir. B ve C kişileri ise ellerindeki 1500’er Türk Lirası ile Dolar almak istiyor. 1500 TL, 500 Dolar’a denk geliyorken. Şu an bu piyasaya baktığımızda TL’ye çevrilmek istenen 500 Dolar ve Dolar’a çevrilmek istenen 3000 TL vardır aslında. Yani piyasadaki bu toplam para:

  • 3000 TL
  • 500 USD

Piyasadaki 500 Dolar 1500 TL’ye denk geliyorken, yani hem B’nin hem de C’nin talebini karşılayacak Dolar miktarı piyasada mevcut değildir. Bu nedenle Dolar’ın fiyatı artmaya başlıcak.

Dalgalı Kur

Dalgalı kur rejiminde ise yerel para biriminin fiyatı bir değer üzerinden belirlenmez. Günümüzde çoğu ülkelerin yerel para biriminin fiyatı dalgalı kurda rejimi ile belirleniyor. Dalgalı kur rejimi, ülke hükümetinin veya merkez bankasının aldığı ekonomik kararlarla yerel para biriminin olumlu ya da olumsuz olarak etkilendiği yöntem olarak bilinir.

Dalgalı kurun rejimi 1910’lu yıllardan sonra uygulanmaya başlanmıştır. 1910’lu yıllara kadar uluslararası döviz kurlarının belirlenmesin tek bir yöntem, para biriminin altın karşısındaki değeriydi. 1930’lu yıllarda tıpkı 1910’lu yıllar öncesi uygulanan altın karşılığı değer sistemi  gibi benzeri bir standart getirildi. Bu sistem sayesinde tüm ülkeler yerel para birimleri değerini altın üzerinden de değil, altın standartı olarak kabul edilen ABD doları ve İngiliz sterlini gibi döviz kurlarından da hesaplıyorlardı. Uluslararası Para Fonu IMF, 1930’lu yıllarda geliştirilen sistemin yönetiminden sorumluydu. 1970’li yıllarda ABD, sabit kur rejimi uygulamasına son verdi ve IMF’nin döviz kuru yönetimi görevi de böylece son bulmuştur.