• YARIM ALTIN
    2.487,00
    % 0,16
  • AMERIKAN DOLARI
    13,7194
    % 0,40
  • € EURO
    15,5684
    % 0,18
  • £ POUND
    18,2262
    % -0,32
  • ¥ YUAN
    2,1514
    % 0,31
  • РУБ RUBLE
    0,1860
    % 0,14
  • BITCOIN/TL
    719980,121
    % -7,43
  • BIST 100
    1.910,41
    % 1,61

Resesyon Nedir?

Resesyon Nedir?

Resesyon, özellikle makro ekonomide kullanılan ekonomi, iktisat gibi alanlara ait bir terimdir. Resesyon nedir sorusuna art arda devam eden yıllardan ekonominin genişlememesi ve geriye gitmesidir şeklinde cevap vermek mümkündür. Resesyon ekonominin durgunluğunu ifade eden bir ekonomi terimidir. Resesyon sebebi ile ülkede birçok sektör etkilenmektedir.

Resesyon nedir sorusuna verilebilecek en iyi cevap ekonomide yaşanan durgunluk şeklindedir. Resesyon, ülke ekonomisinin sürekli gerilemesinden ve bu gerilemenin art arda gerçekleşen yıllarda devam etmesinden kaynaklı olarak ekonomide yaşanan durgunluk dönemine verilen isimdir.

Resesyon nedir sorusu özellikle iktisata ilgili olan bireyler tarafından sorulmaktadır. Resesyonun olumsuz etki ettiği sektörler ülke ekonomisine katkısı olan sektörlerdir. Bu yüden resesyon ciddiye alınmalıdır.

Resesyon nedir ve resesyona nasıl girilir sorularının cevabı olarak aşağıda listeleme yapılmıştır.

  • Ekonomik büyümenin az olması ve nüfus artış hızının fazla olması
  • Milli gelirin kişi başına düştüğü miiktarın azalması, gerilemesi
  • İşsizlik sorununun ortaya çıkması ve işsiz bireylerin sayısının artması
  • Ekonomik olarak gerçekleştirilen faaliyetlerde duraksama ve durgunluk yaşanması beraberinde görülen gerilemeler
  • Üretim miktarında düşüş yaşınması

Resesyon Nasıl Oluşur?

Resesyon nedir sorusuna durgunluk cevabı verilirken resesyon nasıl oluşur sorusuna birçok cevap verilmektedir. Resesyon bir sebepten ötürü oluşmamaktadır. Resesyonun oluşumunda ekonomi, nüfus artışı, üretim, yatırım gibi birçok faktörler yer almaktadır.

Resesyonun oluşumunda en önemli belirti ekonomide yaşanan büyüme hızının yavaşlamasıdır. Resesyon, nüfus artışı çoğalması ve yükselmesine bağlı olarak ekonominin gerilediği zamanlarda görülmektedir.

Makro ekonominin göstergelerinde yaşanan duraksama, gerileme, düşme durumlarında resesyon oluşmaktadır. Yatırım, resesyon oluşumunda oldukça etkilidir çünkü ticari yatırım hacmi düşmesi yatırımların duraksamasına neden olur ve bu durumlarda resesyon oluşur.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) düşmesi resesyon oluşumunun ana sebeplerinden birisidir. Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın düşmesi ile birçok alan da olumsuz etkiler görülmektedir.

Resesyon Olursa Ne Olur?

Resesyon hem ülkede yaşayan vatandaşlar için hem de ülkenin dünya ekonomisindeki yeri için oldukça olumsuz bir hava yaratmaktadır. Özellikle borsa ile ilgilenen kişileri yakından ilgilendiren resesyonun yaşanması durumunda olabilecek durumlar aşağıda listelenmiştir.

  • Ülke ekonomisinde yavaş yavaş başalayarak ciddi boyutlara yükselen düşme ve küçülme gözlemlenir.
  • Gayri Safi Yurt İçi Hasıla olumsuz boyutlarda büyüme gözlemlenir.
  • Ülkenin hali hazırda bulunan ve kullanımda olan para biriminin değeri kaybolur. Ülkenin para birimi döviz bazında değerlendirildiğinde diğer para birimlerine göre düşüşe geçer. Böylelikle dışardan alım zorlaşmaktadır.
  • Ülkenin yaşadığı ekonomik kriz ve durgunluk sebebi ile para birimi ve döviz bazlı yaşanan düşüşlerden kaynaklı olarak ithal ürün almak zorlaşır, ithal ürünlerin fiyatları artar. Resesyon sebebi ile halkın alım gücü hem yurt içinde hem de yurt dışında azalır.
  • Günümüzün gelişmişliğini gösteren sanayiler resesyonun varlığına dair haber vermektedir. Sanayi üretiminin düşmesi bir resesyon belirtisidir. Sanayi üretimindeki düşüş ile işsizlik oranı da artmaktadır. Resesyon yaşayan ülkelerde, işsizlik oranı oldukça fazladır.
  • Resesyon, doğrudan para biriminin değeri ile alakalıdır. Resesyon durumu yaşayan ülkelerin ekonomisi ciddi zarara uğradığı için para birimi değersizleşmektedir. Böyle durumlar dikkate alındığında borsada oldukça düşüş ve değişkenlik yaşanmaktadır.

Resesyon Dönemlerinde Karşılaşılan Ekonomik Sorunlar Nelerdir?

Resesyon döneminde hem halkın hem de devletin yaşadığı ekonomik sorunlar aşağıda listelenerek belirtilmiştir.

  • İşsizlik artar.
  • Alım gücü düşer.
  • İthal ürün almak zordur.
  • Borsa olumsuz etkilenir.
  • Yerel para birimi değerini kaybeder.
  • Sanayi üretiminde gerileme görülür.

Temel Makro Ekonomik Göstergeler Nelerdir?

Temel makro ekonomik göstergeler sayesinde ülkelerin ekonomilerine dair bilgi edinmek mümkündür. Temel makro ekonomik göstergeler aşağıda listelenmiştir.

  • Kur Değişim Oranları ve Faizlerin Etkisi: Yükselen faiz oranları yatırımları pozitif düzeyde etkilemektedir. Bu yüzden yaşanan yerel para birimindeki değer kaybı hem yatırımı hem de faiz oranlarını etkilemektedir.
  • GSMH (Gayri Safi Millî Hasıla): GSMH raporları, ülke ekonomisinin ve yatırımların nasıl şekilleneceğine dair bilgiler vermektedir. Bu sebeple yatırımcılar GSMH raporlarına bağlı olarak girişimler yapmaktadır.
  • TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi): Tüketicilerin ürünleri nasıl ve ne fiyatta aldığı ölçülmektedir. Bu duruma bağlı olarak ürünlerin fiyatlarına dair tahmin oluşturulmaktadır.
  • Perakende Satış: Perakende satış miktarı, dozu ve süreci (artması – düşmesi) tüketicilerin alım gücünü yansıtmaktadır.
  • İş Gücü Piyasa Verileri: İşsizlik ülke ekonomisi, para birimi değeri, nüfus artışı ve benzeri birçok konu hakkında fikir vermektedir.

Bir Ülkenin Makro Ekonomik Göstergeleri Nelerden Etkilenir?

Ülkelerin ekonomik gelişimleri, gerilemeleri ve yükselmeleri makro ekonomik göstergeler vasıtası ile tahmin edilebilmektedir. Makro ekonomik göstergelerin etkilendiği ve fikir verdiği bazı durumlar vardır.

Makro ekonomik göstergelerin etkilendiği durumlar aşağıda belirtilmiştir.

  • Cari işlemler ve ödemeler dengesi
  • İşsizlik oranı
  • Faiz oranları
  • Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH)
  • Enflasyon

Temel Ekonomik Göstergeler Nelerdir?

Temel ekonomik göstergeler aşağıda listelenmiştir.

  • Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
  • Cari Açık
  • Merkezi Yönetim Bütçesi
  • Kapasite Kullanım Oranları
  • Enflasyon
  • İstihdam ve İşsizlik
  • Sanayi Üretim Endeksi
  • Tüketici Güven Endeksi
  • Dış Ticaret

İşsizlik Neden Olur?

İşsizliğin oluşumunda birden fazla neden vardır. Yalnızca kişilerin iş tercih etmesi veya seçmesinden kaynaklı olarak değişkenlik göstermez. İşsizlik oluşumu ülke ekonomisinden nüfus artışına kadar pek çok konu ile yakından ilgilidir.

İşsizliğin oluşumunda rekabet etkilidir. Rekabet, sektörler ve şirketler arasında oluşturulan ve işçiyi etkileyen bir durumdur. Rekabetin fazla olduğu ülkelerde işsizlik yaşanması kaçınılmaz olmaktadır.

Çalışanları önemsemek işsizliğin giderilmesine yardımcı olmaktadır. Şirketler kendi çıkarlarını düşündüğü için çalışanlarına verimli bir çalışma ortamı sunmamaktadır. Verimli çalışma ortamlarında çalışmayan işçiler kaliteli bir ürün üretememektedir.

İşsizliğin oluşumu konusunda etkili olan bir diğer şey ise şirketlerin işçi almasıdır. Şirketler işçi alımında oldukça zayıf ve seçicidir. Bu sebebe dayanarak işsizlik sorunu ortaya çıkmaktadır.

İşsizliğin oluşumu üretim ile ilgili olduğu kadar nüfus artışı ve sayısı ile de ilgilidir. Genç nüfusun artması ve fazla olması ülkede işsizliğe neden olmaktadır. Genç nüfusun iş ihtiyaçlarının karşılanamaması ve yeterli iş olanağının bulunmaması işsizlik oranını arttırmaktadır.

Bilinçsiz eğitim, eğitim sisteminde yetersizlik ve eksiklik gibi durumlarda işsizlik artmaktadır. Gençler üniversite okumasına ve iyi yetişmesine rağmen kendi alanlarına uygun iş bulamamaktadır. Ayrıca eğitim kalitesinin düşük olması da gençlerin işe başladığında yetersiz olacağından işsizliğe etki etmektedir.

Ülkenin ekonomik durumunun iyi olmaması, resesyon dönemi yaşaması ve sanayi üretiminde gerileme görmesi işsizliğin oluşmasına ve artmasına sebep olmaktadır.

Türkiye’de İşsizlik Oranı?

Türkiye’de işsizlik oranı yıldan yıla artmaktadır. Türk gençlerinin artması ve her geçen gün üniversitelerden mezun olmaları akabinde iş bulamamaları işsizlik oranını artırmaktadır. İşsizlik oranı şirketlerden eğitim sistemine kadar birçok konu ile ilgili olarak artar veya düşüşe geçer.

Türkiye’de işsizlik oranı yıllara göre aşağıda belirtilen yüzdeler şeklindedir.

  • 2010: %11,9
  • 2011: %9,8
  • 2012: %9,2
  • 2013: %9,7
  • 2014: %9,9
  • 2015: %10,3
  • 2016: %10,9
  • 2017: %10,9
  • 2018: %11,0
  • 2019: %13,4
  • 2020: %13,2

2021 yılı haziran aylarında yayınlana verilere göre 15 yaş üstü bireylerde işsizlik sayısı 3 milyon 399 bin kişi olmuştur.