• YARIM ALTIN
    1.444,00
    % -1,06
  • %
  • %
  • %
  • %
  • %
  • BITCOIN/TL
    515416,440
    % 0,96
  • BIST 100
    1.400,22
    % 1,58

Kripto Para Ekonomisi 

Kripto Para Ekonomisi 

Kripto para ekonomisi teriminin ilk çağrıştırdığı olgu, nakit para kavramının alt üst oluşudur. Nakit kullanımının azalması, ilk önce kredi kartı gibi ödeme kartlarının, daha sonra ise finansal işlemlere yönelik sanal platformların yaygınlaşmasıyla başlamıştır. ‘Kaderin bir cilvesi’ dedirtmek istercesine, günümüzde bankalar bile neredeyse nakit para kullanmayacak hale gelmiştir. ‘Şubeye gitmeden, evinizin rahatlığında tüm işlemlerinizi saniyeler içerisinde halledin’ gibi cümleler, bankaların favori sloganları haline gelmiştir. Bununla birlikte, özellikle de Bitcoin’in başı çektiği kripto para kavramı, finans dünyasında apayrı bir devrim gerçekleştirmiştir. Paraya dair akla gelebilecek her türlü işlem için (alım-satım, birikim ve sermaye oluşturma, borçlanma, ödeme yapma ve kabul etme, bahis vb.) reel paradan gitgide daha fazla tercih edilmeye başlamıştır. Artık her ülkenin kendi kripto parasını çıkarıp piyasaya sürmesi bile konuşulmakta ve gün geçtikçe daha fazla akla yatmaktadır. Banka ve borsa gibi geleneksel finans aktörlerinin deyim yerindeyse modası geçmiş, onların yerini kripto borsalar ve teknoloji şirketlerinin geliştirdiği ödeme kanalları almıştır ya da en azından alma yolundadır.

Sanal Ya Da Kripto Para 

Kripto para ekonomisi demek, o ekonominin en temel bileşenini oluşturan kripto para demektir. Aslında tamamen sanal olan bu para çeşidi, 2008’de ortaya çıkan ilk resmi örneği Bitcoin ile birlikte kendine önemli bir yer edinmiştir. Kripto paralar, merkezileştirmemiş bir sistem içerisinde, blokzincir olarak bilinen elektronik ve şifreli bir düzenek içinde dolaşarak işlem görmektedir. Kağıt üzerinde herkesin edinebileceği bu varlıklar, 1) güvenli olmalarını sağlayan kalıcı ve karmaşık şifreleme nedeniyle ve 2) sınırlı sayıda piyasaya sürülmeleri nedeniyle, sanıldığı kadar kolay ulaşılabilir değildir. Yalnızca şifre çözümlemesi (yaygın adıyla madencilik) için bile son derece karmaşık ve bir o kadar da sağlam işlemcilere sahip olmak gerekmektedir. Yine de doğrudan kripto para sahibi olmadan bile kripto para borsalarına dahil olmak ve bahis, alış, satış, reel parayla takas gibi işlemler yapmak ya da en azından bunları yakından takip etmek mümkündür.

Kripto Bankası: Blokzincir

Kripto paranın dolaşımını sağlayan blokzincir (blockchain), kripto para ekonomisi için ayrı bir öneme sahiptir. Teknolojik bir muhasebe defteri olarak düşünülebilir. Adından anlaşıldığı üzere, kripto varlıklara ilişkin sayısal verilerin şifreli biçimde saklandığı bloklardan oluşur. Bu teknoloji sayesinde, yapılan işlemlerin tarihleri ve diğer nitelikleri değiştirilemez. Merkezi bir denetimi olmayan, herkese açık bir sistemdir. Madencilik yapabilecek işlemcilere sahip neredeyse herhangi bir kişi, blokzincirde şifre çözerek kripto para kazanabilir… tabii daha önce kaydedilmiş hiçbir veri ve tarihi değiştiremeyeceğinin bilincinde olmak koşuluyla. Burada asıl önemli nokta, blokzincirinin sağladığı, daha önce pek de benzerine rastlanmamış olan yüksek düzeydeki güvenliktir.

Finans Sektörü Üzerindeki Etkileri

Önceki bölümlerde kripto paraya ek olarak blokzincire de değinilmiş olmasının bir nedeni de, zincirin oluşturduğu kapalı devre sistemin finansal aktörlere sağladığı avantajlardır. Aracıya gerek kalmadan, olağan bürokratik süreçlere takılmadan ve örneğin şirket sırrı sayılabilecek bazı konulara üçüncü kişileri dahil etmeden doğrudan birinci elden işlem gerçekleştirebilmek, bu avantajlardan bir tanesidir. Basit günlük transferlerden, ithalat ve ihracat operasyonlarına kadar, geniş bir kullanım söz konusudur. Bankalara karşı da bir nevi bağımsızlık ilanı sayılabilir ve bu nedenle kripto para ekonomisi ile ilintili işleyişten en çok etkilenenler arasında bankalar vardır ve daha da olacaktır. Bu yeni nesil sistem, bankacılık düzenlemelerinin sil baştan tasarlanmasına bile neden olabilecek bir güce sahiptir. Başka öngörülere göreyse kripto para ekonomisi, bankacılık, mali müşavirlik ve diğer ilgili mesleklerin tamamen ortadan kalkmasına bile neden olabilir.

Sağlık Sektörü Gibi Diğer Sektörlere Etkileri 

Kripto para ekonomisi, sağlık sektörü açısından biraz daha farklı biçimde değerlendirilmektedir: Hasta kayıtlarının tutulması sırasında ortaya çıkan maliyetlerin azalma olasılığı, hasta verilerinin eksiksiz ve güvenli biçimde saklama vb. olumlu öngörüler üzerinde durulmaktadır. Aynı mantık, ticaret ve kamu hizmetleri için de tartışılmaktadır. İşlem ve bilgilerin daha saydam hale getirilmesi, otomatikleştirilip hızlandırılması, daha fazla hizmetin daha özenli biçimde verilmesini sağlayabilecek gibi görünmektedir.

Koronavirüs Ve Kripto Para Ekonomisi

Diğer sektörlerin aksine, 2020 yılında dünyayı kasıp kavuran salgından en az etkilenenlerden birinin kripto para ekonomisi olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin, New York Borsası gibi dünyanın önde gelen borsalarının bu süreçte yaşadıkları sarsıntılar, pek çok kişiyi kripto varlıklara yönlendirmeye başlamıştır. Virüsün getirdiği belirsizlik karşısında kripto borsalar, farklı bir ‘kendini güvence altına alma’ yöntemine dönüşmüştür. Yatırımcılar, en başta Dolar olmak üzere itibari para kurundaki düşüşlerden sıyrılmak adına StormGain gibi kripto para uygulamalarını tercih etmeye başlamışlardır. Pandeminin etkisiyle bankalar ve finans kurumları bile blokzincirlere başvurur hale gelmeleri de, özellikle Bitcoin için yeni bir yükselişin daha önünü açmıştır. Kripto para borsalarındaki belirgin dezavantajlardan biri olan yüksek volatilite bile artık eskisi kadar göz korkutucu olarak değerlendirilmemektedir. Bütün bunlarla birlikte, kripto bazlı ekonominin, idari çevrelerin gözünde fazlasıyla serbest bir piyasa konumunda olduğu da bir gerçektir. Bu da kaçınılmaz olarak daha sıkı regülasyonlara ve daha yüksek orandan vergilendirmelere neden olacaktır. Ekonomi uzmanlarının ve kripto borsa yatırımcılarının, vaat dolu yükseliş eğilimine rağmen en çok kaygı duyduklarını belirttikleri unsur budur.