• YARIM ALTIN
    880,20
    % 0,87
  • $ DOLAR
    5,8147
    % 0,40
  • € EURO
    6,4658
    % 0,21
  • £ POUND
    7,7722
    % 1,63
  • ¥ YUAN
    0,8337
    % 0,37
  • РУБ RUBLE
    0,0926
    % 0,31
  • BITCOIN
    41269,208
    % -1,01
  • BIST 100
    110.477
    % 0,33
Aranacak kelimeyi yazın ve enter tuşuna basın...

FED’den Geri Dönüş Sinyali

FED’den Geri Dönüş Sinyali

Geçtiğimiz yılı kapatırken 2018 yılını 4 faiz artışı yapmış ABD Merkez Bankası’nın (FED)’in 2019 yılında kaç kez faiz artıracağı tartışılıyordu. 2-3 kez faiz artırımının ihtimaller dahilinde olduğu, bilanço küçültme programı ile 2019 ve 2020’de toplam 1 Trilyon Doların üstünde miktar piyasadan çekilerek piyasalarda likidite daralması konuşuluyordu. 2019 yılıdaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında beklendiği gibi faizleri %2,25-%2,50 seviyesinde sabit tutuldu. Diğer yandan, Başkan Powell ve bölgesel başkanlardan gelen açıklamalara benzer olarak, toplantı metninin genel tonunun belirgin şekilde güvercin olduğu görüldü. Küresel ekonomik/finansal gelişmeler enflasyon baskısının azalması nedenleriyle Fed faiz artırımlarına ara verebileceği ve bilanço küçültme sürecini yavaşlatabileceği sinyali veriyordu. Hatırlatmak gerekirse, Fed 2015 sonundan bu yana 9 kez faiz artırmış, ancak Aralık toplantısında, 2019 faiz artırım beklentisini 3’ten 2’ye düşürmüştü.

İki gün önce biten Haziran toplantılarına geldiğimizde ise politika faizi beklentilere paralel şekilde %2,25-2,5 aralığında sabit tutuldu. Diğer yandan toplantı metninden, Fed’in faizleri değiştirmek konusunda ‘sabırlı’ olacağı yönündeki ifadeyi çıkartıldı. Böylece faiz indirimlerinin de önü açılmış oldu. Toplantının ardından ABD hisse senedi piyasaları yükselirken, 10 yıllık tahvil faizleri 2016’dan bu yana ilk kez %2 bandının altına indi. Türk Lirası Dolar karşısında güçlendi, USD/TL kuru 5,80 bandının altına düştü. ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının etkileri dolayısıyla global büyümede görülen yavaşlamanın etkisiyle güvenli liman olarak görülmeye başlanan Altın, merkez bankalarının güvercin tutum sergilemeye başalamasıyla mayıs ayı sonunda yükseliş geçerken Altın fiyatları, FED /FOMC toplantısı ardından Eylül 2013 sonrası dönemin en yüksek seviyelerine yükseldi.

Toplantı sonrasında konuşan FED Başkanı Jerome Powell, küresel belirsizliklere, ABD-Çin ticaret geriliminden kaynaklı risklere ve ABD’de zayıf enflasyon dinamiklerine vurgu yaptı. Beklentilere bakacak olursak; yetkililer 2019 yıl sonu politika faizi beklentisini %2,4’te sabit tuttular, ancak 17 üyenin 8’i yıl sonuna kadar faiz indirimi bekliyor. 2020 ve 2021 sonu politika faizi beklenti medyanı %2,6’dan sırasıyla %2,1 ve %2,4’e düşürülürken, uzun vadeli faiz beklenti medyanı da %2,8’den %2,5’e çekildi. Enflasyon tarafında ise 2019-2020 için çekirdek enflasyon beklentileri %2’den sırasıyla %1,8 ve %1,9’a düşürüldü.

3 Faiz artışı beklentisinden 2-3 Faiz indirimi beklentisine yaşanan dönüş elbetteki ABD Başkanı Trump’ın dış politikası ve büyümeye yönelik dayatması kaynaklı. Para politikasında yumuşama adımları ile lokal finansal koşulları gevşetmek ve ABD Doları’nı zayıflatmaya yönelik adımlar olarak görülüyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) başkanının vermiş olduğu daha fazla gevşeme sinyalinin ardından gelen bu adımlar ABD – AB – Çin üçgeninde devam eden ticaret savaşlarında önemli bir dönüm olacak kuşkusuz.

Bu gelişmeler ile beraber sermaye akımlarının yeniden gelişmekte olan ülkelere yönelebileceği beklentisinin artmakta olduğunu görüyoruz. Gelişmekte olan piyasalarda görülebilecek olan rallilerin sürdürülebilir olması, önemli ölçüde devam etmekte olan dış ticaret gerilimlerine ve siyasi gerginliklere bağlı olmakla birlikte bu ülkelerin kendi iç dinamiklerinden de etkileneceğini söyleyebiliriz. Bu gelişmelerin ülkemize yansımalarına gelirsek maliyetlerin düştüğü, faizlerin indiği bir dönemi görebiliriz.

Buna ek olarak ülkemizdeki en önemli gündem maddelerinden biri İstanbul Seçimleri. Seçimlerin en kısa sürede tamamlanıp Pazartesi sabahı itibariyle seçim belirsizliğinin ortadan kalkarak ülke gündeminden çıkması hem iç politikaya kaymış olan siyasi gündemin dış politikaya daha fazla yoğunlaşmasını, hem de ülkemizin önünü görmesiyle ekonomi ve piyasalara odaklanmasını sağlayacaktır.

“Kim kazanacak?” sorusunun cevabını hepimiz merak etsek de bizlere düşen bu göreve layık olduğunu düşündüğümüz adaya oy vermek. Demokrasinin nihai karar noktası olan seçim sandığına saygının ülkemizin yarınları açısından önemli olduğuna inanıyor, seçim sonuçlarının şimdiden İstanbul’umuza ve Türkiye’mize hayırlı olmasını diliyorum.