• YARIM ALTIN
    823,03
    % -0,69
  • $ DOLAR
    5,7195
    % 0,03
  • € EURO
    6,4175
    % -0,41
  • £ POUND
    7,1074
    % -0,82
  • ¥ YUAN
    0,8331
    % 0,06
  • РУБ RUBLE
    0,0910
    % -0,51
  • BITCOIN
    55379,185
    % -11,14
  • BIST 100
    98.028
    % 0,96

Altın Kurları

Altın Fiyatları Neye Göre ve Nasıl Belirlenir?

Günümüzün en değerli madenlerinden biri olan altın, güç ve zenginliğin en belirgin faktörlerindenolduğu için insanlar tarafından oldukça değer görülür. Altınıyatırım yapmak ile birlikte gerek finans piyasalarında işlem yapan yatırımcılar gerekse altın tüketicisi dediğimiz banka ve kuyumculardan alım – satım işlemleri yapan kişiler için geleneksel hale gelmiştir. Piyasalarda güven eksikliği meydana geldiğinden dolayı tercih edildiğinden veya kötü günler için bir köşede bekletildiği için aslında en güvenilen yatırım aracı olarak tanımlanmaktadır.

Piyasalarda güven eksikliği meydana geldiğinde yatırımcılar hemen altına yönelir ve böylelikle talep de artmış olur. Günümüze bakıldığında ise altın fiyatlarında meydana gelen düşüş sebebiyle birçok yatırımcı altından mümkün olduğunca uzak duruyor. Döviz ve hisse senedi gibi yükseliş gösteren yatırım araçlarına artan talep de altının iyiden iyiye düşmesine sebep oluyor. Bu iki durum göz önüne alındığı zaman ise fiyatların değişiklik göstermesinde ki ilk nedenin arz ve talep olduğu açıkça gözlenebilir. Şunu çok çok iyi açıklamak gerekir ki altın fiyatları yerel olarak değil, tüm dünyada belirlenir. Çünkü altın tüm dünyada işlem görür aynı değerden. Hatta altın uyumaz bile diyebiliriz.

Altın fiyatlarında olduğu gibi piyasada da fiyatlar arz ve talep ilişkisine göre belirleniyor tabi. Elbette ki bunu bilmek yeterli değildir hiçbir zaman. Çünkü arz ve talep üzerine de etkili olan birden çok faktör bulunmaktadır. En temel iki faktör olan arz ve talep değiştiği zaman, doğal olarak bununla birlikte fiyatlar da değişmektedir. İşte bu noktadan yola çıkarak altın fiyatları nasıl değişir, neden düşer, neden yükselir gibi sorularınızın cevaplarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Altın Fiyatları Nasıl Değişir?

Altın arz ve talebinde meydana gelen en ufak bir değişiklik bile direkt olarak altının fiyatlarına yansımaktadır. Bunu basit bir şekilde açıklamak gerekirse aslında; talebin yüksek olduğu yani, herkesin ilgi gösterdiği bir malın değerinin de yüksek olması gerekir. Aynı şekilde üretimi az yapıldığı fakat ihtiyacın çok, tüketimin çok olduğu malda, değerli olacaktır. Bu nedenden dolayı da fiyatı yüksektir. Ters bir bakış açısı ile üretiminin yüksek olduğu fakat ihtiyacın az olduğu bir mal da, değersiz olacaktır ve bundan dolayı fiyatı düşecektir. İşte temel olarak altın fiyatlarındaki değişiklikler de böyle oluşur.

Altın fiyatının düşmesi ile birlikte tüketicilerin ve yatırımcıların iştahı da kabarmaya başlar. Çünkü düşen fiyatlar mutlaka ama mutlaka yükselişe geçecektir. Yatırımlarda kazanmanın temelinde de, düşük fiyattan alınıp sonrasında fiyat yükseldiğinde satmak olduğu için düşen fiyatları herkes için bir fırsat olarak değerlendirmekte ve altın talebini yükseltmektedir. Üretimde her hangi bir değişiklik olmadığı halde talebin artış göstermesi altın fiyatlarının yükselmesine neden olur.

Altının, piyasalara güven azaldığında popüler hale geldiğini, rövanşa geçtiğini hepimiz tabi biliyoruz. Ekonomik kriz, savaş, kaos, enflasyon oranı gibi durumlarda direk olarak piyasalar olumsuz etkilenmeye başlar. Ayrıca piyasalar belirsizlik dönemlerinden de hoşlanmazlar ve düşüş trendi baş göstermeye başlar. İşte bu zamanlarda altın en az etkilenen güvenli yatırım araçlarından biri halindedir. Enflasyon oranının yüksek olması ya da yükseleceğinin beklenmesi altının değerlenmesine neden oluşturur. Burada mantık ise insanların yüksek enflasyondan korunmak için en güvenilir olan altın ticareti yapmasıdır.

Altının arz ve talebini etkileyen temel faktörler bulunur. Bunlar; küresel enflasyon, küresel jeopolitik riskler ve küresel reel faiz oranlardır. Bu temel faktörleri kısaca incelemek istiyoruz:

Küresel Enflasyon Nedir?

Enflasyonun en basit tanımı şu şekildedir; fiyatların genel olarak seviyesindeki artışı ölçen göstergedir. Enflasyonun yüksek olduğu ekonomi de, paranın alım gücünde düşüşler yaşanır. Örnek vermemiz gerekirse; 5 liraya 2 kilo domates alınırken, enflasyonun yükselmesi ile birlikte 1,5 kilo alabilirsiniz. Yatırımcılar bu durumda paralarını korumak için altının talebini artırmaya başlarlar. Küresel enflasyonun olduğu ortamda da altın fiyatlarının genel trendinin yükseliş yönünde olması kaçınılmaz bir durumdur. Tam tersi olduğunda yani küresel enflasyonun düşük olduğu bir ortamda da altın fiyatlarının genel trendi düşüş yönlü olması kaçınılmazdır.

Küresel Jeopolitik Riskler Nelerdir?

Altının en güvenilir yatırım aracı olduğunu ayrıca belirsizlik, risk gibi durumlarda piyasaların güvensiz bir ortama dönüştüğünden bahsetmiştik sizlere. Altın dünyanın her yerinde kolayca nakide çevrilebilir ve her yerde değeri aynı gelmektedir. Altın konvertibl yani dönüştürülebilirliği en yüksek olan yatırım aracıdır aslında. Jeopolitik risklerin artış gösterdiği dönemde dövizlere güvenilemeyeceği için altın bu özelliğinden dolayı çok iyi değerlenmektedir. Talebin de bu dönemde yatırımcılar tarafından arttırılması ile fiyatların da yükselmesine neden olmaktadır.

Küresel Reel Faiz Oranları Nelerdir?

Altının düşüşünde en büyük neden ABD’nin faiz oranları ve varlık alımlarını sonlandırması olarak görülüyor. Reel faiz oranının tanımını yapalım; elde tutulan paranın maliyetine denir. Örneğin; herhangi bir bankada 100 TL’niz var ve reel faiz oranı % 5. Bu durumda paranızdan 5 TL kaybettiniz demektir ve bu paranızı banka tutmanızın maliyetinin ise 5 TL olduğunu gösterir. Eğer siz paranızı faize yatırmış olsaydınız 5 TL kazanmış ve paranızı 105 TL yapmış olacaktınız.

Altın da dönemsel bir getirisi ve faiz getirisi olarak yatırımcısına piyasa fiyatındaki değişiklik dışında hiç bir kazancı yoktur. Reel faizde oranlarının yükseliş yönünde olduğu bir dönemde, yatırımcılar altın yerine başka yatırım araçlarından tercih ederler. Bu durumda ise altın fiyatı aşağı yönlü hareket eder. Tersi bir durumda ise reel faiz oranlarının düşüş yönünde olduğu bir dönemde de yatırımcılar altını elde tutmanın maliyeti az olduğu altını tercih edeceklerdir. Talebin artması nedeniyle de altın fiyatları yükselmiş olur.

Altın Neden Düşer?

Dünya da altın ve dolar arasında ters orantılı bir ilişki vardır ve doların değer kazanması, altının düşmesi anlamına gelmektedir.

En basit açıklama ile altın fiyatlarının düşmesinin nedeni; altına talebin azalması ancak arzın aynı kalması veya üretimin yüksek olmasına rağmen talebin değişmemesi durumudur aslında. Talebin azalması durumu reel faiz oranlarının yükselmesi, enflasyon düşük olması ve jeopolitik risklerin önem kaybetmesi, piyasalara güvenin artması durumlarından kaynaklanmaktadır. Yatırımcılar böyle dönemlerde daha yüksek getirisi olan diğer yatırım araçlarına yönelir ve altına olan talebin azalmasına neden olurlar.

Küresel enflasyon oranlarında ciddi değişimlerin beklenmemesi, jeopolitik risklerin küresel anlamda altın fiyatlarına etki edebilecek seviyede olamaması, reel faiz oranlarında ileriye yönelik artış beklentisi altın fiyatlarının düşük seviyelerde kalmasına neden olacaktır.

Altın Neden Yükselir?

Altına olan talebi arttıracak yönde küresel gelişmelerin oluşması ile altın fiyatların da yükselme oluşur. Küresel jeopolitik risklerin artış göstermesi, enflasyon oranların da ki yükselme, reel faiz oranlarının düşüş göstermesi altın fiyatlarının genel trendinin yukarı yönlü olacağını işaret eder.

Piyasalara güvenin azalması, ülkelerarası gerginliklerin, doğal afetlerin, alım gücünün düşmesi, büyük bankaların ekonomik krize girmeleri ve kredi piyasasında krizlerin yaşanması, altına olan talebi ciddi anlamda yükseltmeye başlar.

Altına Yükselirken de Düşerken de Yatırım Yapmayı Unutmayın

Bugüne kadar uzun vadede hep kazandıran ve yüzleri güldüren altına yatırım yapmaya devam edilmeli. Satın alınan ve diğer yatırım araçları arasında yıllar geçse de geri dönüşü mümkün olan, değer kaybetmeyen tek meta altındır. Altın, belirsizlik dönemlerinde değer kazansa da bugüne kadar ülkemizde kötü günlerin ayrıca ekonomik krizlerin can simidi olmuştur ve olmaya devam edecektir.